Bazen bir mühendis olarak yapay zekânın beni endişelendirip endişelendirmediğini soruyorlar. Açıkçası tam tersi: Teknolojideki 11 yılı aşkın kariyerimde yazılımın başına gelen en heyecan verici şey bu. Hype’tan ya da cuma günü viral olan demolarından değil, özündeki gelişmeden söz ediyorum: yazılım artık dil, belge ve sesle insanlara benzer biçimde çalışabiliyor.
Öncelikle yeni ürün türlerini seviyorum. Birkaç yıl önce “şu dağınık PDF’i oku ve formu doldur” ya da “müşteriye kendi bilgi tabanımızdan, kaynak göstererek yanıt ver” birer araştırma projesiydi. Bugün bir sprintte yapılabiliyor. Text-to-speech hattı bir kitabı sesli kitaba dönüştürüyor; RAG sistemi şirket belgelerinden yanıt buluyor; bir ajan sıkıcı, çok adımlı bir süreci yürütüyor ve son adımı insan onaylıyor. Eskiden mümkün olmayan koca yazılım kategorileri artık mühendislik işi.
Bir de çarpan etkisi var. Bir ajans ya da arkamda junior ekibi olmadan ürünün içinde çalışıyorum; AI araçları tek bir kıdemli mühendisin teslim edebileceklerini değiştirdi. Boilerplate’i, testlerin ilk taslaklarını, migrasyonları ve bir fikri sınayan küçük script’leri asistan yazıyor; düşünme ve inceleme bende. Böylece müşterilerin asıl ücret ödediği konulara —mimariye, ürün kararlarına ve bir özelliğin güvenilir olup olmadığını belirleyen uç durumlara— daha çok zaman kalıyor.
Mühendislik bulmacasını da seviyorum. Model sıradan bir fonksiyon değildir: aynı girdi farklı çıktı verebilir, tek cümlede hem parlak hem yanlış olabilir ve her çağrının maliyeti vardır. Bunun üzerine güvenilir bir sistem kurmak yeni bir zanaat: yapılandırılmış çıktı şemaları, doğru paragrafı bulan retrieval, sezgi yerine değerlendirmeler, güvenli tarafta kapalı kalan guardrail’ler ve ne olduğunu açıklayan log’lar. Her biri ilginç bir problem; çoğu henüz tam çözülmüş değil.
Ekosistemi ve temposunu da seviyorum: OpenAI ve Anthropic API’leri, kendi sunucunuzda çalıştırabileceğiniz açık modeller, LangChain ve LlamaIndex, Vercel AI SDK, ajanları gerçek araçlara bağlayan MCP ve sıradan Postgres içindeki vektör araması. AI beni Python’a, ses teknolojilerine ve başka türlü hiç dokunmayacağım fikirlere yöneltti. Birkaç ayda bir ortam değişiyor ve yeniden acemi olabiliyorum — bu mesleğin sunduğu en güzel hislerden biri.
Sevmediğim şey, AI’ın süs olarak kullanılması: sunumda moda bir sözcük geçsin diye açılış sayfasına chatbot koymak ya da kimse denetlemeden modelin veritabanına yazmasına izin vermek. Bir teknolojiyi sevmek; maliyeti ve gizliliği ciddiye almak, riskin gerçek olduğu yerde insanı süreçte tutmaktır. Birkaç yıl önce imkânsız görünen bir fikriniz varsa anlatın; bugün iyi sınırları çizilmiş bir projeden ibaret olabilir.
Bir sonraki ürüne kalacak birini verin.
Başlamaya hazır mısınız? Bana yazın — hemen başlayabilir ve kalabilirim. İki haftalık devir değil, uzun vadeli iş birliği. Projenizi, gereksinimleri ve ilerlemenin en iyi yolunu konuşalım.